- Antalya'ya mı gitsem lan aslında biraz uzaklaşırım hem hı?
- Gerzek sanki çok yakınsın da uzaklaşıcan...
- İyi nokta, ama ne bileyim şehir değişikliği falan iyi gelirdi belki, köpekle oynardım, verandada bira içer kitap okurdum falan, iyi olurdu bence...
- Alakası yok, gidersen Antalya'ya büyük ihtimalle 2. gün ölüsün, bilemedin 3. gün...
- Niye lan?
- Olm gidicen oraya, akşam çıkıcan dışarı Eray'la beraber oturup içicen sonra arabaya binicen güzel kafayla, sonra mortingen.
- Yok be o kadar da değil...
- Bok değil, salak geçen boş tarlaya daldın ucuz atlattın bu sefer o tarla boş olmayabilir, hatta tarla değil, refüj, bariyer, falez falan olabilir...
- Daha iyi bir fikrin var sanki de benimkine bok atıyorsun...
- Otur oturduğun yerde...
- Vay çok yaratıcı...
- Olm zaten kendi kafanın içinde kendinle tartışıyorsun, bu noktaya erişmişken kendini yumruklatırım sana bak, beyine göndericeğim bir sinyale bakar önünü alamazsın...
- Belli oldu ki bana kendimden hayır yok...
- Ne sandın, olsa şimdiye olurdu zaten...
- Saol lan valla, çok yardımcı oldun...
- Afiyet olsun yavrum, yarasın...
Ya deliriyorum ya da bugün yaşadıklarım artı uykusuzluk yüzünden ama bugün bu konuşmayı çok net bir şekilde yaptım kafamın içinde...
Dur bakalım daha neler görücem...
No comments:
Post a Comment