Çok kızgındım, sanırım en büyük ağırlığım buydu. Artık değilim, kırgınım sadece, ama hak verebiliyorum kırgın olduğuma. Biraz sakin kafayla düşününce, herkes kendince sebeplerinde haklı diyebiliyorum kendime daha çok hak vermektense.
Çok kötü şeyler söyledim, kızgın olduğum zamanlarda ki en büyük hatam. Kolay kolay kızmayan bir adam, kızınca ağza kolay kolay alınmayacak şeyleri çok rahat söyleyebiliyor ne yazık ki. Şansım olsa sırf bunun için özür dilerdim, ama yok. Bir daha bu hata yapılmayacak diyebiliyorum en fazla kendime.
Kendimle gurur duyuyorum, çünkü en son bu noktaya geldiğimde yaptıklarımı biliyorum. Kendimden nefret etme noktasına gelene kadar yediğim bütün haltlar hala aklıma. Kendime o zaman verdiğim sözü tuttum, o adam olmadım tekrar.
Yorgunum, çünkü düşene tekmemi dersiniz, yoksa Murphy kanunlarından mı örnek verirsiniz bilemem ama her şey üst üste geldi ve dostlarımın muhteşem yardımlarına rağmen, içimdeki boşluk yüzünden hala yeterince kolay değil bunları yaşamak. Her çarşamba oturduğum koltuğun kolçaklarını sıkmak yerine, sevdiğim bir kadının elini tutabilmeyi isterdim ne yalan söyleyeyim.
Kendime bakmıyorum, doğrudur. Bunun için eskiden de pek heveslenmezdim ama şimdi içinde bulunduğum durumda en çok ihtiyacım olan şey bu. Akıllanmam gerekiyor.
Ve tüm bunları düşünürken hafifliyorum. Belki yüzüme bir gülümseme gelmiyor ama biraz huzur bulmak bile yeterli olabiliyor. En azından şu an bunu yazan insanı tanıyabiliyorum...
P.S. : Madem başlığı böyle koyduk Günaydın Şarkısı da bu olsun
No comments:
Post a Comment