Sene 96, Mor ve Ötesi benim gözümde hala tek iyi albümleri Şehir'i çıkardı.
Hala o zamanki kopyası durur elimde, Yalnız Şarkı hala en sevdiğim Mor ve Ötesi şarkısıdır.
Şehir albümünden beri tek bir Mor ve Ötesi şarkısını ya da albümüne tam olarak "sevemedim"
Ama bu şarkı bana Şehir albümündeki o ruhu hissettirdi tekrar.
Şehir albümünden beri tek bir Mor ve Ötesi şarkısını ya da albümüne tam olarak "sevemedim"
Ama bu şarkı bana Şehir albümündeki o ruhu hissettirdi tekrar.
Umarım albümün geri kalanı da gereksiz aktivist sözlerle dolu şarkılardan değilde bu ruh halindedir...
Bak dinledim seni dokunmadım sana
Dokunmadım kalan rüyalara
Zarar ziyan döküldü ortaya
Ölüm kadar rahatmış ayrılık...
2 comments:
insan her nefes aldıgında değişir, bir an sonra bile en azından artık sen, bir an önceki sen değilsindir.sonuçta kalbin artık daha fazla atmış ciğerlerine yeni bir hava dolmuş ve geri boşalmış, zihninden düşünceler akıp gitmiştir.Her an bir önceki andan farklı, birebir kopyalanamaz durumdadır...Eğer durum böyle ise, hayatında zaten cok kısa oldugunu kabul edersek, sizin bu melankolik tavırlı, hayatımın askını kaybettim vay öldüm vay bittim hali sizcede çok ergen görünmüyor mu? Hayatta daha gercek seylerde yok mu? ideallerin, ailenin beklentileri, artık kendi ayaklarının üzerinde durabilme yetisi gibi seyler düşünüyor olman gerekmez mi? acaba hep kendinden küçük kızarkadaslar edinip, sorumluluklarından kaçtıgının farkına ne zman varacaksın? Acaba ne zaman boşa giden onca emek ve zamanın derdine yanacaksın? Bir ayakkabıyı boyayıp dışarı cıkmanın anlamını ne zaman farkedeceksin? Netekim bence şimdi tam zamanı, ailenin yanında iken otur ve düşün yeni bir başlangıç yap!!
Kimsin bilmiyorum, ama bir şekilde benim hakkımda bir şeyler bildiğin belli... Fakat bildiklerin pek doğru değil ne yazık ki... Birincisi sevdiğin insanın arkasından üzülmeyi hiçbir zaman ergenlik ya da zayıf bir hareket olarak düşünmedim, çünkü hayatıma arkasından üzülmeyeceğimi düşündüğüm hiçbir kadını sokmadım... İkincisi kendimden küçük insanlarla birlikte olma durumum tamamen şans eseriydi, gençlerle takılıp kendimi daha genç hissedeyim kafasında bir orta yaş krizine girmedim, genç kadınları hayatıma bir tür fetiş objesi olarak düşünmedim, hayatıma aldığım kadınların benden küçük olmaları "hayat" sebebiyle sadece, daha fazlası değil... Son olarak, bu güne kadar yaptığım hiçbir şeyin boşa olduğunu düşünmüyorum, ne de giden zamana yanıyorum, çok güzel şeyler yaşadım ve hiç pişman değilim...
Post a Comment