Thursday, January 3, 2013

Empty Room

Bugün birkaç haftadır aklımda olan bir fikri hayata geçirip evimin hallice büyük başka bir odasına geçiş yaptım. Bu neden önemli çünkü bugüne kadar kaldığım bütün evlerde olabilecek en ufak odayı alırım. Ufak odada yerleşmek kolaydır, temizlemek kolaydır, minimum eşyayla maksimum konfor ve göz zevki sağlanabilir, hem odanız çok küçükse ev arkadaşlarınız sizin odanıza pek uğramazlar, kendine kendinize kalmak istediğinizde çok işe yarar.

Değişiklik gerek ya bazen, tamam dedim hadi yapayım. Zor oldu, güç oldu, uzun sürdü ama oldu. Fakat, şimdi odaya baktığımda oda o kadar boş görünüyor ki. Daha da kötüsü ne eksik onuda bilmiyorum. Kitaplık, dolap, TV, masa, yatak... Belki duvarlar çok boştur, bir iki tablo ya da poster falan alabilirim aslında. Ya da keyif köşemde fazladan bir kaç minder daha olabilir. Ya da daha büyük bir yatak, çift kişilik, ne tarafına yatacağımı bulamasam da o yataklarda, odayı dolu gösterebilir.

Ya da, bir insan.

Belki yatağın çift kişilik olması ya da duvarların boş olması değil gözüme batan, belki de bunca zamandır süre gelen yalnızlığım gözüme batmaya başlamıştır. Belki de bırak insanı, radyasyonun bile giremeyeceği kalınlıkta duvarları olan "sığınağım"dan çıkmanın vakti gelmiştir, belki de çoktan çıkmışımdır ve güneş gözümü alıyordur...

Tehlike geçmiş olabilir...

2 comments:

Anonymous said...

camın önüne küçük bir saksı :) yalnızlığa bire bir!

liquoredmind said...

:) Güzel fikir ama kedimin o saksıyı camın önünde tutacağını hiç sanmıyorum, camın önü onun ve orada duran her şey yere atılmak durumunda...