Wednesday, February 26, 2014

Who You Gonna Call?

Eğer siz de benim gibi 80'lerde doğup 90'larda büyüdüyseniz çocukluk kahramanlarınızın Transformers, Ghostbusters, Teenage Mutant Ninja Turtles hadi en kötü ihtimalle G.I. Joe'lar olması muhtemeldir, mahalle maçlarında önemli görevler üstlenen arkadaşların ise kahramanı Tsubasa olabilir pek tabi. Benim kahramanlarım her zaman Ghostbusters olmuştur. Hatta bugün bu kadar "geek" ya da "nerd" ,artık ne demek isterseniz, olmamım sebebi de onlardır.

Özellikle de "Dr. Egon Spengler"...

Egon o zamanlar benim için dünyanın en zeki ve havalı insanıydı. Düşünsenize adam hayalet yakalamak için bir sürü araç gereç geliştirebiliyordu ve bunları anlatırken kimsenin anlamadığı muhteşem havalı kelimeler kullanıyordu. Atletik değildi diğer kahramanlar gibi, duvardan duvara uçup kaçamıyordu, hatta süratli bile koşmayı beceremiyordu. İyi derece de bilgisayar kullanıyordu, neredeyse onlarla konuşabiliyordu.

Şimdi benim çocukluğumu tanımlayayım. 4 yaşından beri bilgisayar başında, teknolojinin Türkiye'de ki durumundan o kadar ilerideyim ki arkadaşlarım mahallede onlara anlattığım şeyleri anlamıyor, beni kafamdan bir şeyler uydurmakla suçluyor, söylediklerimin gerçek olduğuna inanmıyor. Atletik olmanın yakınından bile geçmiyor, ki bugünde bu durum hala devam etmektedir, mahalledeki maçları balkondan izliyor, nadiren sokağa inip oyun oynuyor, evde oturup Amiga'sı ya da PsOne'ı ile oynamayı ya da vampir hikayeleri okumayı sokağa tercih ediyor.

Bu arada 1996 yılında PsOne aldığımızda hiçbir arkadaşım CD ile çalışan bir konsolun varlığına inanmamıştı, hey gidi günler...

Fakat ben olduğum kişi olmaktan hiç vazgeçmedim, çünkü Egon bana zeki ve anlaşılması zor, gözlüklü bir bilim adamının bile havalı olabileceğini göstermişti, ben de yapabilirdim! Belki hayalet avlayacak silahlar geliştirebilecek kadar zeki değildim ama daha basit teknolojilere hakim olacak kadar zekiydim, 5 yaşında Commodore 64'e kafa ayarı yapıyordum yahu daha ne olsun!

Bugün olduğum kişinin bir kısmı "Dr. Egon Spengler"ın bir yansımasıdır. bana bugün bu yazıyı yazdıransa ne yazık ki artık Egon'un olmayışı. 24 Şubat günü, muhteşem insan, Egon karakterine can veren muhteşem oyuncu Harold Ramis'i kaybettik. Ve haberi okurken içimdeki çocuğun bir parçasının daha öldüğünü hissettim. Beni ben yapan şeylerden biri daha yoktu artık, gözlerim dolu dolu aşağıda göreceğiniz resime bakaldım uzun süre...



Huzur içinde uyu "Dr. Egon Spengler"...

No comments: